Tam
EskidenYeniye
 

KONTRGERİLLA VAR MI?

KlasikİlkBölümDelilleri | AksiyonDergisi,4Mart2007 | BülentOrakoğluRöpörtajı,Y.Şafak,18Haziran2007 | AliBayramoğlu,Y.Şafak,20Haziran2007 | ErgenekonTüzüğü,Radikal,5Nisan2008 | İbrahimKaragül,Türkiye'ninNeresindeSilahDepolarıYapıldı?,Y.Şafak,8Nisan2008 | ErgunBabahan,TetikçilerVeDestekçileri,Sabah,9Nisan2008 | BülentOrakoğluRöpörtajı,27Mayıs'ınArefesiGibi,CafeSiyaset,9Nisan2008 | İsmetBerkan,Ergenekon'unYakınTarihiYazıDizisi,Radikal,4-11Nisan2008 | Ergenekon'daVeliKüçük'tenbüyük7kişivar,Sabah,22Nisan2008 | A'danZ'yeErgenekon,Milliyet,24Mart2008 | ErgenekonİddianamesiTamamlanmakUzere,Sabah,6haziran2008 | ErgenekonİddianamesiKabulEdildi!-TAMAMI,25temmuz2008 | ErgenekonİddianamesindeKontrgerilla,27temmuz2008 | GladioyuÇökertenSavcıdanTavsiyeler,3temmuz2008 | Ecevit'in,ÖzelHarp'inSivilUzantısındanDuyduğKorku,10ocak2010



GLADIO'DAN ERGENEKON'A - MÜCADELENİN ÜÇ SACAYAĞI…
Gladio'yu çökerten savcı Fellice Casson'a yeniden kulak verme zamanı.
Genç Siviller'in Bilgi Üniversitesi’nde düzenlediği “Hukuk, Devlet, Derin Devlet” adlı sempozyumdan
27 Nisan 2008

Sempozyuma katılan Felice Casson, sempozyumun gazeteci Yasemin Çongar, Ömer Laçiner ve Hasan Cemal ile avukat Ergin Cinmen’in katıldığı müzakere oturumunda soruları yanıtladı.


Felice Casson: İyi günler. Her şeyden önce beni İstanbul’a davet eden Genç Siviller’e teşekkür ederim. Bana konuşmam için 45 dakika verildi. Bu gizli örgütten, ‘Gladio’dan bahsetmem için aslında en az 45 gün lazım. Dolayısıyla bu konuyu, mecburen, çok özet bir şekilde sunacağım. Daha sonra, gelecek sorulara cevap vererek ‘Gladio’yu daha derinlemesine anlatmaya çalışacağım. Gladio’ya İngilizcede ‘State Behind’ (Derin Devlet) deniyor. Benim aktarmak istediğim, Gladio dediğimiz teşkilatın ne şekilde ortaya çıktığı ve bunu bizim nasıl bulduğumuz. Bunun uluslararası yeri, yasadışı durumu ve bununla ne şekilde mücadele edilebileceği. Gladio’yla mücadelede yargıyla, adaletle ve vatandaşlarla birlikte nasıl hareket edilebilir?

Gladio nasıl ortaya çıktı?

Gladio’yu ortaya çıkaran araştırma, 31 Mayıs 1972 yılında gerçekleşmiş bir katliamla (Peteano) başladı. Jandarmalar bir ihbar üzerine Yugoslavya-İtalya sınırı arasında bulunan Gorizvia’da şüpheli bir aracı kontrol ederken patlama oldu ve jandarmalar öldü. Olayın anarşist bir grup tarafından yapıldığı iddia edildi. Yerel çapta suç işleyen kişiler bunun sorumlusu olarak gösterilmeye çalışıldı. Fakat bunun yersiz bir iddia olduğu anlaşıldı ve hakkında dava açılan herkes beraat etti. Ben 1980 yılında göreve geldim, 1981 yılının sonlarına doğru bana Venedik’te savcılık görevi verildi. Savcılık görevi verildikten sonra bu olaylar hakkında soruşturma yapmam istendi. Ben dosyayı kapatmak yerine davayı daha derinlemesine araştırdım. Bu olayın İtalyan nazi-faşistler tarafından yapıldığı ve bu kişilerin gizli servise, jandarmaya ve polise mensup kişiler oldukları ortaya çıktı. Dava zor bir dava oldu ama davanın sonunda olayla bağlantılı herkes hüküm giydi.

Cumhurbaşkanı kıvırtıyor!

Yedi yıl sonra, olayın Gladio’ya mensup bir kişi tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Bir uzman tarafından yapılan araştırmada, bu bombaların nazi-faşistlere ait olmadığı, solculara ait olduğu ortaya çıktı. Bu davanın sonunda, 1989 yılında, başka bir gizli yapının ortaya çıktığını gördük. Biz bunun birtakım işaretlerini almıştık ve Vincenzo Vinciguerra adında bu olaylara karışmış bir kişinin yaptığı açıklamalar sayesinde birtakım yeni bilgiler edindik. Canarevio Maletti adında bir general bize NATO’ya bağlı bu gizli örgüt hakkında bilgi verdi. Araştırmalarımız ve elimizdeki belgeler sayesinde, verilen bilgilerin doğru olduğunu gördük.1990’ın başlarında Başbakan Andreotti’ydi. Andreotti’ye yazarak araştırmalarımı anlattım. Onunla Roma’da görüştüm. Ona bu gizli örgütten bahsettim ve örgütle ilgili bütün evrak ve dosyaların bana verilmesini istedim. Berlin Duvarı bir yıl önce yıkılmıştı. İtalyan siyaseti yeni bir döneme giriyordu. Andreotti’nin izin verme sebeplerinden biri, İtalya’daki siyaset yapısının bir değişim geçiriyor olmasıydı. İtalya daha önce stratejik açıdan çok önemli bir devletti. Coğrafi, siyasi ve kültürel anlamda çok önemli bir ülke idi. 1990’dan itibaren, Soğuk Savaş’ın bitimiyle bu durum değişmeye başlamıştı. Bu değişim Gladio’yu da işlevsiz kılıyordu. Başbakan soruşturmaya devam etmemi istiyordu ama Cumhurbaşkanı soruşturmaya müdahale etmek istiyordu. Sonunda Başbakana ve bana karşı bir tutum içine girdi. Bir kaç yıl boyunca yargıyı, siyaseti ve halkı da içine alan çok büyük bir mücadele oldu ve Gladio’yla ilgili gereken bütün belgelere ulaşıncaya kadar bayağı bir zaman geçti.

Belgeler ne diyor?

Bu belgelerden şöyle bir sonuç çıkıyordu: Örgütün geçmişi 50’li yıllara dayanıyordu. Gladio, 50’li yılların başlarında II. Dünya Savaşı sonrası dünyada kurulmuş bir organizasyondu. Muhtemel bir Sovyetler Birliği istilasından korunma amacıyla kurulmuş. Bu uluslararası amacın kendi içinde bir mantığı var. O zamanki panorama içinde anlaşılır bir durum bu. Sonradan olan biteninse, anlaşılabilir bir tarafı yok. 60’lı yılardan itibaren Gladio, amacını, ülke içindeki karşı-siyasi hareketlerin kontrolü olarak değiştiriyor. Bu meselenin 1972 yılındaki Pepeano katliamıyla başladığını söylemiştim. Aslında, 60’lı, 70’li hatta 80’li yıllara kadar birtakım katliamlar oldu. Bankalarda, trenlerde, Bolonya, Floransa, Napoli demiryollarında, 1969 yılında Milano’da Piazza de Fontana’da patlamalar ve katliamlar oldu. Birçok insan hayatını kaybetti. Bütün bu olayların faşist sağcılar tarafından yapıldığı söylendi. Faşistlerin hepsi, İtalyan gizli servislerine, hatta Amerikan gizli servislerine mensuptu ve ülkede gerilim stratejisini uyguluyorlardı. Halkın bu gerilimden ve terör olaylarından etkilenerek daha sert bir disiplini talep etmesi isteniyordu. Bu strateji aracılığıyla ülkede daha tutucu bir atmosfer yaratılacaktı. 60’lı yıllarda bu bombalama olaylarından sonra birkaç darbe girişimi de oldu. Bunlardan bir tanesi 1964 yılında Jandarma Komutanı Lorenzo ve Valerio Borgese adında bir faşist tarafından planlanmıştı ve amaç yeniden faşist bir devlet kurmaktı. Ondan sonra bir darbe teşebbüsü daha oldu ve bunda da İtalyan Gizli Servislerinin bağlantısı vardı. Bunların aynı zamanda uluslararası faşist gruplarla bağlantıları bulunuyordu. International Negra adındaki, Güney Amerika’dan Avrupa’ya kadar yayılma alanı olan örgütlerle çalışıyorlardı.

Gizli servisler, gizli eğitimler, özel eylemler!

İtalyan gizli askeri servisler, yüzlerce kişiyi gizli bir şekilde eğitebiliyor ve özel eylemler yapmak üzere hazırlayabiliyordu. Gizli depolarında silah, mühimmat ve sabotaj malzemeleri vardı. Eğitim alan bu gruplar, bu malzemeleri kendilerine verilen talimatla istenilen yerlerde kullanıyorlardı. Aldıkları eğitim sonucu yabancı ülkeler tarafından işgal edilmiş herhangi bir ülkeye girip istedikleri kişiyi o ülkeden kaçırabiliyor ve casusluk faaliyetlerinde bulunabiliyorlardı. Casusluk faaliyeti yürütenlere ‘gladyatör’ deniyordu, çünkü bunlar da Gladio’ya bağlıydılar. Gizli ve yasadışı bir yapıydı bu. Parlamento bu yapıdan haberdar değildi. Hükümetler de bilmiyordu. State Behind (Derin Devlet) dediğimiz bu örgüt 40 yıl kadar sürdü. 40 yıl boyunca bu gizli yapıdan hiç kimsenin haberi olmadı.

Nasıl oldu da 40 yıl boyunca kimsenin haberi olmadı?

Peki, bu yapının özelliği neydi de, bu yapı 40 yıl boyunca hiç kimse tarafından bilinmedi? Bizim yaptığımız araştırmalar, İtalyan gizli servisinden ve başka ülkelerin gizli servisinden bulduğumuz bilgiler sonucunda şunu söyleyebiliyorum: Bu yapı özünde bir NATO oluşumu değil, bir CIA oluşumudur. Böyle bir yapı ortaya çıkınca, bunları savunanlar “Biz bu örgütü İtalyan halkını Sovyetlerin istilasından korumak için kurduk” dediler. Bu yapı, NATO’ya bağlıydı, ama sadece bununla bitmiyordu. Bu yapı aynı zamanda CIA’e bağlıydı. İtalyan Gizli Servisi ve CIA arasında bir antlaşma yapılmıştı. Bu anlaşmada İtalyan devleti ve parlamento atlatılmıştı. İtalyan Anayasası’nın 38. maddesi, yapılacak uluslararası antlaşmalar için parlamentodan izin alınması gerektiğini söyler. Parlamento demokrasiyi ve halkı temsil eder. O yüzden bu tür antlaşmaların parlamentonun onayından geçmesi gerekir. 40 yıl boyunca bu yapının yaptıklarından hiçbirimizin haberi olmadı. 40 yıl boyunca hükümetlerin, Başbakanların ve Cumhurbaşkanlarının bile haberi olmadı. Bunların arasında İtalya Hıristiyan Demokrat Parti Başkanı Amintio Farfani vardır, o dönemde 6 defa Başbakan olmuştur ve bu görevlerin hiçbirinde bu yapıdan haberdar olmamıştır. Bunun dışında Savunma Bakanlarının, Genelkurmay Başkanlarının bu yapıdan haberi olmamıştır. Bu yapıyı sadece Gizli Servis tarafından seçilmiş kişiler biliyordu. İtalyan devleti içinde sadece bunlara güvenebiliyorlardı. Hükümet, parlamento ve silahlı kuvvetler içinde birtakım bağlantılar kurulmuş ve gerektiği zaman oralara müdahale etme mekanizması kurulmuştu. Tabii araştırma komisyonu 1990 yılında kuruldu ve Gladio’nun anayasa bakımından yasadışı olduğu anlaşıldı. Zaman geçtikçe bu yasadışılık daha da artıyordu.

Bu örgüt, Amerikan gizli servisinin örgütüdür!

Bu durumda daha iyi anladığımız şeyler ortaya çıktı. Çok hassas bir araştırma söz konusuydu. Karşı karşıya geldiğimiz kurumlar yurt içinde ve yurt dışında en üst düzeydeydi. Bu teşkilat başka ülkeler içinde de vardı, işte bu yüzden NATO’ya değil CIA’ye bağlı diyoruz. Bu örgüt, Amerikan gizli servisinin örgütüdür: NATO’ya bağlı olmayan İspanya ve Portekiz’de de Gladio tipi yapılar vardı. Aynı şekilde, Fransa askeri açıdan NATO’ya üye olmamasına rağmen, Fransa’da da öyle bir yapı vardı. İtalya dışında da böyle yapılar vardı. Herhangi bir şekilde meşruiyetleri yoktu. Uluslararası ilişkilere girdik. İspanya ve Fransa hükümetleri, bu yapıların kendi anayasalarına uygun olmadıkları, meşru olmadıkları, İspanyol ve Fransız halkının iradesini yansıtmadıkları konusunda bize güvence verdi. Peki, bu yapı ne işe yaradı? Patlayıcı maddelerden bahsediliyordu. Batı kökenli ya da Doğu Avrupa kökenli olanları vardı. Bunun dışında, bu yapı birbirlerine rakip olan grupları birbirlerine katliamlar ve suikastlar yaptıkları izlenimi vererek rakip grupları birbirlerine kışkırtmada da kullanılıyordu. Trieste yakınlarında bir hücre evinde yaptığımız aramada, Çekoslovak patlayıcısı bulduk. İddialara göre solcuların kullanması için orada bulunuyordu. Dolayısıyla suçu solculara yükleyeceklerdi. Halbuki doğrudan İtalyan ve Amerikan gizli servisleriyle ilişkiliydi.

Tesadüfen kurulmaz!

State Behind (Derin Devlet) dediğimiz Gladio, tesadüfen kurulmuş bir teşkilat değildir. Hatırlatmak istediğim bir belge var. Bu belge İtalyan gizli servis arşivlerinde de vardı. Şu anda tarihsel bir niteliği var. Amerikan Dışişleri Bakanlığı’yla ilgili bu belge 1972 tarihini taşıyor. Bu belgede Amerikan gizli servisinin Avrupa’da neler yapması gerektiği anlatılıyor. Özellikle İtalya ve Fransa’da ne tür faaliyetlerde bulunması gerektiği anlatılıyor. Neden İtalya ve Fransa denilmiş. Çünkü zaten İtalya ve Fransa’da mevcut politik durumda, sendika olsun, sosyal kurumlar olsun, birtakım derin yapılara karşı çok güçlü bir hareket vardı. Diğer ülkelerde yoktu bu. O yüzden de her ne kadar bağlaşık olsa da, ittifak içinde olsa da, mutlaka oralara sızmalar yapılması gerekiyordu. Hukuksuzluk, kışkırtma yapılması gerekiyordu. Ve gerekirse bazen sınırları zorlayarak suikast yapılması gerekiyordu. Çok etkileyici bir belge okudum ve o belgede gerektiğinde gizli servislerin İtalya ve Fransa’yı Vietnam’a çevirmeleri gerektiği yazıyordu. 1970’li yılların başlarından bahsediyoruz. Yani düşünün ne kadar kabul edilemeyecek bir müdahale kavramı söz konusu. Aslında ABD’nin ittifak içinde olduğu ülkelerden bahsediyoruz. İtalyan muhalefetine sızmalardan bahsediliyor. Peki, nasıl yapılacak? Öncelikle komünist ve sosyalist muhalefete karşı değil, bütün muhalefete karşı yapılacaktı bu sızmalar. Bunlar arasında sendikal hareketler olacaktı, öğrenci hareketleri olacaktı. Katolik papazlara karşı (çünkü o dönemde Katolik papazlar da kendi aralarında örgütlenmişti), her türlü muhalefete karşı çalışılması gerekiyordu.

Türkiye bir fermuar!

Pratik açıdan da neler söyleyeceğimize bakalım. Böyle bir örgütün var olup olmadığını nasıl teyit edebiliriz? Türkiye’de böyle bir şeyin olup olmadığını nasıl değerlendirebiliriz? Türkiye’de bazı açılardan var olduğunu söylemek mümkün. Bir yargı mensubu, vatandaş, halk böyle şeylerin var olup olmadığını nasıl anlar? Ben Türkiye’nin durumunu çok net bir şekilde bilmiyorum. Gazetelerden ve birkaç kitaptan takip ettiğim kadarıyla ancak. Gördüğüm kadarıyla, Türkiye stratejik açıdan çok önemli bir konumda bulunuyor. Geçmişte de bu böyleydi, şimdi de böyle. İtalya’da durum biraz farklıydı. Berlin Duvarı çöktükten sonra İtalya’nın stratejik önemi iyice azaldı. Türkiye’nin stratejik konumu ise hala çok önemli. Türkiye hala çok hassas bir noktada. Kültürlerin, ekonomilerin, sosyal tarihlerin bir araya geldiği noktada Türkiye, siyasi açıdan da uluslararası açıdan da çok önemli bir noktada. Bu yüzden Türkiye’nin yapısı ve konumu çok önemli. Türkiye bir ‘fermuar’ desem, belki uygun bir ifade olabilir. Geçmişler, kültürler ve ülkeler arasında bir fermuar. Bunu söyledikten sonra, neyin altını çizerek böyle bir yapı var mı yok mu denilebilir.

Yargı mensupları korunmalı

Bence en önemli nokta, yargının gerçekten bağımsız olmasıdır. Bu ne demek? Biz İtalya’da anayasa tarafından verilmiş garantilere sahibiz. Bunların hiçbir şekilde tartışılmasına imkân yoktur. Yargıya ve yargı mensuplarına hiçbir müdahalede bulunulamaz. Yargının yaptığı hiçbir araştırmaya müdahale söz konusu değildir. Bu sadece savcılara ve hâkimlere verilmiş bir hak değildir. Savcılar ve hâkimler üzerinden demokrasimize ve bütün halka verilmiş bir garantidir. Her demokratik devlette yasama, yürütme ve yargı kesinlikle ayrı olabilmelidir. Bağımsız, özerk bir şekilde, kurumsal olarak birbirlerine saygı duyarak görevlerini yapabilmelidirler. İtalya’da ‘vardı, var ve var olacak’ bu garanti, mutlaka şarttır ve temeldir, fakat bu yeterli değildir. Çünkü katliamlar, terör olayları, gizli servislerin yaptıkları çalışmalar üzerine yaptığımız araştırmalarda bazı şahitlerin bazı sanıkların ortadan kaldırılabildiğini gördük. Bazen hâkimlerin öldürülmesine bile rastladık. Çok ciddi sorunların olduğu gözümüzden kaçmadı. Zor meseleler bunlar, fakat gördüğüm kadarıyla her durumda, araştırmalarda daha ileri gittikçe kurumsal himaye edici müdahaleler olması lazım. Yargının ve yargı mensuplarının korunması ve himaye edilmesi şart… Bunun için, öncelikle bilgi sahibi olan bir parlamentoya ihtiyaç var. Basın bütün kollarıyla (gazete, televizyon) hür ve bağımsız olmalı ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) çalışmaları, yargının bağımsızlığının garantisi altına alınmalı. HSYK İtalya’da anayasayla kurulmuş bir kurumdur ve siyasi erkle, diyelim, başbakanla ya da bir bakanla bir yargı mensubu arasında tartışma olduğu zaman, bir anlaşmazlık olduğu zaman müdahale eder ve eğer yargı mensubunun haklı olduğuna karar verirse onu himaye eder ve yargı mensubunun bağımsızlığını sürdürmesi konusunda bütün çabayı gösterir. Bu sayede soruşturma barışçıl şekilde devam edebilir. Tabii ki, yargı mensubunun suç işlemiş olması da söz konusu olabilir. Disiplin suçu da işlemiş olabilir. O zaman hemen ona ceza verirler. Fakat bu anayasal organ, HSYK, üçte ikisi kadarı ile hâkimler ve savcılar tarafından, üçte biri kadarı da parlamento tarafından seçilen bir kurumdur. HSYK bağımsız yargı konusunda çok büyük çalışmalar yapmaktadır, yargı bağımsızlığına çok büyük katkısı olmaktadır.

Mücadelede “hür” basının önemi!

Gladio tarzı bir örgütle mücadelede, hür basın da çok önemlidir. İtalya’da anayasanın 21. maddesi, düşünce özgürlüğünü ve basın özgürlüğünü tümü ile himaye altına almıştır. Yani gazeteci sadece teorik açıdan özgür değildir. Aynı zamanda bütün olanaklar, kendi araştırmaları ve soruşturmalarını bağımsız yapabilmesi açısından da koruma altındadır. Bu olanaklar ona maddi açıdan da verilir. Herhangi bir şekilde, mesela bir araba yaparsak, fakat benzinini koymaz ya da tekerleğini takmazsak o araba hiçbir yere gitmez. Böyle bir örgütle mücadelenin başarılı olması için yargı ve basın mutlaka ve mutlaka bağımsız şekilde çalışabilecek durumda olmalıdır. Basın bağımsız olarak araştırmalarını yapabilmelidir. Bazı durumları merak edip arkasında neler var diye takip edebilmelidir, bu yargı için de bir garantidir. Demokratik bir ülkede iki tane çok önemli temel taşıyıcı sütun vardır. Bunlar vatandaşlar için de garantilerdir. Bunlardan biri bağımsız yargı, diğeri de bağımsız basındır, hür basındır. Çünkü bunlar politikacıyı kontrol ederler, politikayı kontrol ederler. Eğer yargı iyi çalışmazsa basın onu da kontrol eder. Eğer bunlardan bir tanesi çalışmazsa demokrasi azalır.

Parlamento ve “faydalı” komisyonlar!

Bahsedeceğim üçüncü nokta ise parlamentonun her zaman bilgi sahibi olmasıdır. Biz yine anayasamıza göre İtalya’da parlamentoda araştırma komisyonları kurma yetkisine sahibiz. Geçmiş yıllarda bunlardan çok sayıda vardı. Terörizm hakkında kuruldu, katliamlar hakkında kuruldu. Bunların çok önemli hizmeti oldu. Bu sayede araştırıldı ve acaba neden yıllar boyu İtalya’da sürekli darbe çabalarının var olduğu anlaşıldı. Niye teröristler saldırıyordu, niye katliamlar yapılıyordu? Daha öncesinde, çok az vakada kimin ne yaptığını anlayabilmiştik. Meclis komisyonları, araştırma komisyonları ise bütün bu olgular arasındaki bağlantıları kurmak konusunda çok yararlı oldu. Mesela Terörizm Komisyonu gerçekten çok faydalı bir komisyondu. Temel önemi olan bir komisyondu. Çünkü meclis komisyonları yargı ile de paralel çalışır. Yargıç, adli bir araştırma yapar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’na (CMUK) göre, öbür tarafta ise meclis komisyonu siyasi bir bakış açısı ile daha farklı bir araştırma yapar. Başka bir araştırma ve soruşturma komisyonu ise gizli servisler üzerinde kurulmuş olanıdır. Biz parlamento mensupları olarak geçen dönemde çalıştık. Ben 25 sene yargı mensubuydum, savcıydım, şimdi ikinci defa senatör seçildim. Devlet sırrı nedir, gizli servis nedir, parlamento bunun üzerinde nasıl kontrol icra eder… Bunların üzerinde çalıştım. Bunlar çok önemli çünkü gizli hizmetlerin arşivleri incelenebilmeli ve yasaya her zaman uygun çalışıp çalışmadıkları kontrol edilebilmelidir. Bunlar işte mevcut kontrol mekanizmalarıdır. Eğer yargı gerektiği gibi çalışıyorsa, parlamento gerektiği gibi çalışıyorsa, eğer basın hürse ve gerektiği gibi çalışıyorsa, kamuoyu zaten gerektiği şekilde bilgilenir ve sağlıklı bir şekilde ülkede neler olduğunu anlar. Amaç da bu değil midir zaten? Mühim olan, vatandaşın bilgi sahibi olmasıdır, halkın ülkede ne olduğunu bilmesidir.

Hakim ve savcıların özel hayatında şeffaflık şart!

Şunu da söylemek, anlamak lazım: Acaba niye bu kadar zaman Gladio’dan hiç haberdar olmadık, katliamların sorumlularını hiç bilemedik? Çünkü İtalya’da da, Türkiye’de olduğu gibi bazı yargı mensupları yargılandılar ve soruşturmalarını sürdüremediler, hatta bazıları öldürüldü. Bence bir yargı mensubu ne kadar hassas bir konuyu çalışıyorsa, o kadar özenle çalışmalıdır. Hiçbir hata yapmamalıdır, bir virgülü bile yanlış koymamalıdır ve özel hayatını da her zaman çok açık ve şeffaf yaşamalıdır. İtalya’da gördük, bazı çok hassas işlerle uğraşan yargı mensupları kendi hatalarından dolayı meslek değiştirmek zorunda kaldılar. Mesela Tirento vilayetinde çok önemli bir araştırma yapan bir yargı mensubunu hatırlıyorum: Bir silah kaçakçılığı vakasına bakan, Arap ülkeleri, Batı ülkeleri ve ABD’yle ilgili araştırma yapan bir yargı mensubu… Olağanüstü rakamlardan söz ediliyordu, fakat bu hakim daha sonra prosedürle ilgili, usulle ilgili hatalar yaptı ve yargı mensupluğu sona erdirildi ve doğrudan hakimlikten çıkartıldı. Ne yazık ki, disiplin açısından da bu hassasiyeti gösterilmesi talep edildi. Di Pietro’ya, dostumuz Di Pietro’ya da aynı şey oldu. Rüşvet konusunda, Milano’da yolsuzluk konusunda çok çalıştı, fakat bir yerden sonra disiplin sorunlarıyla ayrılmak zorunda kaldı, daha sonra ona ceza davası açıldı. Disiplin soruşturması açtılar ve toptan meslekten ayrılmak zorunda kaldı. Yani hâkimin ya da savcının aynı zamanda şeffaf olması şart, onun hakkında her şeyin bilinmesi şart. Mesela, bir parantez açayım, belki gülümsetir bu sizi, şu anda yaptığım konuşma gizli serviste mutlaka rapor olarak yer alacak, İtalyan gizli servisinde bulunacak. Teori değil bu, gerçek. İspanya’da birkaç zaman önce, uluslararası bir platformda gizli servislerden bahsettim. Eski Portekiz başbakanı, İngiltere’den ve İspanya’dan hâkimler vs. vardı. Terörizmi, gizli servisleri anlattım. Birkaç yıl sonra, Roma’daki gizli servisin arşivini aradığımda, Madrid’de söylediklerimin hepsini buldum. “Tebrik ederim,” dedim gizli servise. Yani düşününüz, her şeyi biliyorlar, her şeyi kontrol altında tutuyorlar. İşte bunun için, “Hâkim ve savcıların özel hayatında şeffaflık mutlaka şarttır” diyorum.

Sağ ve sol terörizme karşı “havuz” sistemi!

İtalya’da, illegal örgütlerle ilgili olarak, başka bir enstrüman da son zamanlarda gündeme getirildi ve güzel sonuçlar verdi: Araştırma havuzu. Bir grup hâkim ve savcı var, hep aynı şeylerle ilgileniyorlar. Bu ne demek? Mesela mafya üzerine araştırma yapılmaya başlandı. Giovanni Falcone zamanında başlandı bu araştırmaya. Sicilya’da mafyanın nasıl çalıştığı, uluslararası bağlantıları vs. anlaşılamıyordu ve hâkimler ve savcılar gerekli müdahaleyi yapamıyordu. Giovanni Falcone, Antoni Kaponnetop, Barlo Barsolino, Eppino Dilello gibi isimler havuz fikrini hayata geçirdiler. Bunlar tam zamanlı ve sürekli olarak en zor mafya davaları üzerinde çalışıyorlardı. Bunu terörizm üzerinde de uygulamaya başladık. Kızıl tugaylar gibi aşırı sol terörizm olsun, Nazi-faşist eğilimli aşırı sağ terörizm üzerine olsun, bunları yaptık ve çok güzel sonuçlar getirdi. Bu, farklı farklı bakış açılarından belirli garantileri bize sunan bir tarzdır. Yani yargı mensubunun meslektaşları ile birlikte çalışabilmesi çok önemlidir, çünkü eğer bir kişi yalnızsa ve çok ağır baskılara tabi tutuluyorsa, bir noktadan sonra psikolojik açıdan sorunlar yaşayabilir ve vazgeçme eğilimi gösterebilir. Güvendiği meslektaşları ile sürekli birlikte çalışabiliyorsa; dört göz, sekiz göz, on altı göz oldukları zaman iki gözden daha iyi görürler. İstişare yapılır, bilgi alışverişi yapılır. Bu, himaye açısından da bir garantidir. Çünkü daha önceden olduğu gibi, öldürülen bir yargı mensubu olursa, diğerleri devam edebilir. Neden bahsedildiğini bilince, konuyu bilince yapılan çalışmanın devamlılığı olabiliyor. İşte bu çok önemli ve olumlu bir tecrübe oldu bizim için. Önemli bir cihetini daha hatırlatayım: Bir hâkim tek başına muhakkak ki bütün araştırmaları yapamaz. Dolayısıyla, adli polis her halükarda kendisiyle birlikte çalışacak. Burada problem bir ekip yaratmakta… Tamamen güvenilir bir ekip yaratılması bu gibi araştırmalar için son derece önemlidir. Böyle bir çalışma grubu sayesinde her tarafa gidilebilir ve gereken bütün araştırmalar yapılıp deliller ortaya çıkarabilir.

İşte demokrasi: Şeffaflık ve bilgilendirme

Bu soruşturmaların, tabii ki son derece hassas ve zor olduğunu belirterek konuşmamı sonlandırıyorum. Bitirmeden bir noktayı daha vurgulamak istiyorum: Demokratik bir ülkede en önemli hususlardan biri şeffaflıktır. Siyasilerin bulundukları yer cam bir saray gibi olmalıdır. İçini tamamen ve çok açık bir şekilde görebilmek lazım… Vatandaşların buna hakları vardır, onları temsil eden kişilerin neler yaptığını görmelidir. Vatandaşın, siyasetin içinde neler olup bittiğini çok açık bir şekilde bilmeye hakkı vardır. Siyasetin iyi bir şekilde yürütülmesi için bilgilendirme çok önemlidir. Bu, çok temel bir değerdir. Bir tesadüf değildir ki, diktatör rejimler, nazi-faşist rejimler, bu bilgilendirmeyi daima mümkün olduğu kadar düşük tutmak isterler. Çünkü halk ne kadar az bilirse onlar için o kadar iyidir. Böylelikle istediklerini rahatlıkla yaparlar. Hâlbuki biz vatandaşlar olarak her şeyi bilirsek olan biteni anlayabiliriz, değerlendirebiliriz, düşüncelerimizi söyleriz ve karar alabilir, demokrasiyi yaşatabiliriz. İşte demokrasi budur. Şeffaflık ve bilgilendirme… Bu hem kendimizin, hem içinde bulunduğumuz topluluğun yararınadır.

Eğer karşılaşsaydınız, Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’e neler derdiniz?

Bir katılımcının “Eğer karşılaşsaydınız, Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’e neler derdiniz?” sorusunu yanıtladı. Casson, “Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz ile eğer karşı karşıya gelseydim; ‘Yasalara uy, hata yapma, hiç falso verme’ derdim. ‘Kendini koruyabilmen için kurallara uyman şart’ derdim. ‘Başka yargı mensuplarıyla bir takım kur ve birlikte çalış, böylece hem soruşturmayı hem de kendini himaye altına alırsın’ derdim. ‘Parlamenterleri de sürece dahil et. Parlamentoya sürekli soruşturmayla ilgili bilgi ver’ derdim. Deneyimlerim bana bunları söyletti” diye konuştu.

Ergenekon ithamları doğruysa böyle bir yapı demokrasi için tehlikelidir. Soruşturmanın da sonuna kadar gidilmelidir

Ergenekon soruşturmasına yönelik bir başka soru üzerine de Casson, soruşturma kapsamında ağır ithamların bulunduğunu ve bunların doğru olup olmadığını herkesin bilmesi gerektiğini kaydederek, “Eğer ithamlar doğruysa böyle bir yapı demokrasi için tehlikelidir. Soruşturmanın da sonuna kadar gidilmelidir” dedi.

İtalya’da Gladio halen var mı?

Casson, İtalya’da “Gladio”nun halen var olup olmadığının sorulması üzerine de, “Gladio kuşkusuz resmen kapatıldı ama benzeri yapılar yok iddiasında da bulunamam. Böyle şeyler kanser gibidir. Tümör gibi kendini yeniden üretir” dedi.

Cumhurbaşkanına rağmen başarıya ulaştık

Gladio’yu ortaya çıkarma sürecinde İtalya’da hükümetin rolü sorulan Casson, bu tür soruşturmalar sürecinde güçlü bir siyasi iradenin önemli olduğunu ifade ederek, İtalya’daki soruşturma sürecinde dönemin Başbakanı olan Andreotti’nin dönemin Cumhurbaşkanı’na rağmen kendisiyle işbirliği yaptığını ve başarıya ulaştıklarını söyledi.

Sizce Anayasa Mahkemesi yargısal darbeyi durduracak mı, yoksa evet mi diyecek?

Hasan Cemal’in “Türkiye’de 2003-2004 yıllarında darbe tertipleri vardı. Bu darbe süreci geçen yıl seçimle bozuldu. Bu yıl ise yargısal darbe süreci haline geldi. Bu süreci sizce Anayasa Mahkemesi durduracak mı, yoksa evet mi diyecek?” sorusu üzerine de Casson, “Bence demokrasilerde seçilmişlerin gücünün diğer güçlerin üzerinde olması lazım. Yargı olsun, asker olsun herhangi bir gücün devletin üstünde yöneticilik yapmaması lazım” dedi.

İtalya’da yargının bağımsızlığı ve savcıların nasıl çalıştığına ilişkin bir soruya da Casson, İtalya’da Anayasaya göre hakimler ve savcıların diğer tüm güçlere karşı bağımsız olduğunu söyledi.

İtalya’da da Türkiye gibi benzer bir süreç vardı. Demokratik süreç işlemeye devam etti.


Türkiye’de darbe söylemlerinin hala devam ettiğine ilişkin bir yorum üzerine de Casson, “İtalya’da da Türkiye gibi benzer bir süreç vardı. Gerginlik stratejisi ve askerlerin müdahalesi söz konusuydu. Yıllar geçince demokratik süreç işledi. 1960-70-80’lerin en büyük partileri ortadan kalktı. Hem yargının bağımsız çalışması hem de halkın desteğiyle çözüme gidildi” dedi.

Konuşmasının ardından Casson’a Genç Siviller’in amblem olarak kullandıkları Converse ayakkabı hediye edildi. (Genç Siviller)



KlasikİlkBölümDelilleri | AksiyonDergisi,4Mart2007 | BülentOrakoğluRöpörtajı,Y.Şafak,18Haziran2007 | AliBayramoğlu,Y.Şafak,20Haziran2007 | ErgenekonTüzüğü,Radikal,5Nisan2008 | İbrahimKaragül,Türkiye'ninNeresindeSilahDepolarıYapıldı?,Y.Şafak,8Nisan2008 | ErgunBabahan,TetikçilerVeDestekçileri,Sabah,9Nisan2008 | BülentOrakoğluRöpörtajı,27Mayıs'ınArefesiGibi,CafeSiyaset,9Nisan2008 | İsmetBerkan,Ergenekon'unYakınTarihiYazıDizisi,Radikal,4-11Nisan2008 | Ergenekon'daVeliKüçük'tenbüyük7kişivar,Sabah,22Nisan2008 | A'danZ'yeErgenekon,Milliyet,24Mart2008 | ErgenekonİddianamesiTamamlanmakUzere,Sabah,6haziran2008 | ErgenekonİddianamesiKabulEdildi!-TAMAMI,25temmuz2008 | ErgenekonİddianamesindeKontrgerilla,27temmuz2008 | GladioyuÇökertenSavcıdanTavsiyeler,3temmuz2008 | Ecevit'in,ÖzelHarp'inSivilUzantısındanDuyduğKorku,10ocak2010


ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Düzce: Fetö Çatısı'na 48 Hapis

02.08.2019 17:56 Düzce'de, FETÖ/PDY'nin 'çatı yapılanması'na ilişkin soruşturma kapsamında, haklarında dava açılan 23'ü tutuklu 77 sanığın yargılandığı dava sona erdi. 23.07.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemes..
Tamamı 2.8.2019

Konya: Gaybubet Evine 43 Hapis

03.08.2019 12:18 Konya'da, FETÖ/PDY'nin 'gaybubet evi' olarak adlandırılan adreslerine düzenlenen operasyonun ardından haklarında dava açılan 45 sanıklı dava sona erdi. 30.07.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR Konya 8. Ağır Ceza Mahkeme..
Tamamı 3.8.2019

Hava Harp Okulu: 41 Müebbet Talebi

02.08.2019 18:38 İstanbul'da, FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Hava Harp Okulu'ndaki eylemlerine ilişkin 28'i tutuklu 43 sanık hakkında açılan davada, savcı esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı mütalaasında..
Tamamı 2.8.2019

Şehitler Köprüsü: Müebbetler Onandı

02.08.2019 18:45 16 Temmuz'da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince 2 Temmuz 2018'de karara bağlanan 143 sanıklı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü davasına ilişkin yapılan istinaf başvurularını k..
Tamamı 2.8.2019

İBB İşgali: Müebbetler Onandı

02.08.2019 18:30 İstanbul'da, Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) işgali ve burada çıkan olaylarda Prof. Dr. İlhan Varank..
Tamamı 2.8.2019

Dink Davasında 7 Hapis

02.08.2019 18:12 İstanbul'da, Yargıtay'ın bozma kararı üzerine yeniden görülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davada birtakım suçlar yönünden zaman aşımının dolma ihtimali nedeniyle dosyası ayrı..
Tamamı 2.8.2019

Karlov Davası ve Yeni Gözaltılar

02.08.2019 16:49 Ankara'da, Rus Büyükelçi Andrey Karlov'un Ankara'da 19 Aralık 2016 tarihinde, FETÖ/PDY üyesi polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş tarafından tabancayla vurularak öldürülmesiyle ilgili 11'i tutuklu 28 sanığın yargılanmasın..
Tamamı 2.8.2019

Gezi Parkı Olayları davası

02.08.2019 18:25 İstanbul'da, Gezi Parkı olaylarına ilişkin davada, 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçundan tutuklu bulunan Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Osman Kavala ile Ali Hakan Altına..
Tamamı 2.8.2019

Büyükada Davasında Esasa Geçildi

02.08.2019 18:20 İstanbul'da, Büyükada'da 5 Temmuz 2017 tarihinde yaptıkları toplantıya ilişkin insan hakları örgütlerinin temsilcisi 11 sanığın 'Silahlı terör örgütüne üye olma' ve 'Silahlı terör örgütüne yardım etme' suçlarından yarg..
Tamamı 2.8.2019

1 Dolarlık İhaneti İlk O Yakaladı

03.08.2019 12:40 FETÖ'nün emniyet içindeki yapılanması ile ilgili 1998 yılında hazırladığı raporla bilinen dönemin Zonguldak Emniyet Müdürü Osman Ak, örgüt içindeki hiyerarşiyi belirleyen 1 doların sırrını ilk kez kendilerinin bulduğun..
Tamamı 3.8.2019

Akıncı Üssü Darbe davası

03.08.2019 17:29 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlerle ilgili 475 kişinin yargılandığı davanın görülmesine savcının esasa ilişk..
Tamamı 2.8.2019

İzmir: 145 sanıklı Darbe davası

03.08.2019 11:48 İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin davadan dosyaları ayrılan 5'i tutuklu 145 sanığın yargılanmasına devam edildi. 18 Temmuz'da İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesince Aliağa Ceza İnfaz Kuru..
Tamamı 3.8.2019

Darbeciler İHA uçurmuş

02.08.2019 18:03 Hakkari'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin 32 sanıklı davada verilen 7 müebbet hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Dönemin Dağ ve Komando Tugay Komutanı eski tuğgeneral Ahmet Otal'ın talim..
Tamamı 2.8.2019

TBMM'ye Siber Saldırı davası

03.08.2019 12:12 Kayseri'de, siyasilerin sosyal medya hesaplarını ele geçirerek kişisel bilgilerini ifşa ettikleri, devlet büyüklerine yönelik tehdit içerikli paylaşımlarda bulunan, darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP ..
Tamamı 3.8.2019

Kahramanmaraş Darbe davası

03.08.2019 12:03 Kahramanmaraş'ta, FETÖ'nün askeri yapılanması ve 15 Temmuz darbe girişimine destek verdikleri suçlamasına ilişkin 4'ü tutuklu 25 sanığın yargılanmasına devam edildi. 1 Ağustos'ta Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinc..
Tamamı 3.8.2019

Kozmik Oda Polisleri davası

02.08.2019 16:55 Ankara'da, kamuoyunda 'Kozmik Oda' olarak bilinen soruşturma kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeline Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca kumpas kurulduğu gerekçesiyle çoğunluğu eski polis tutuksu..
Tamamı 2.8.2019

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
38.409.885